Orta okuldaki Türkçe öğretmenim İsmail Çankaya’nın söylediklerini hiç unutamam.. “Yemek yediğim kişinin ellerinde yara olup olmadığı, tırnaklarının temiz olup olmadığı benim için çok önemlidir” demişti. Ellerimin her yaralanışında mutlaka söyledikleri gelir aklıma utanırım..
Genelde ellerim değilde benim kollarım yaralanır
Nasıl oluyor bilmiyorum ama kollarım çizik içinde..
Mesela 6-7 ay önce kayınvalidemin mutfağına girerken dolaba çizdirmiştim kolumu hâlâ izi duruyor..
Geçen hafta görümcemin vitrininden çikolata aşırırken yine kolumu çizdirdim hem de çok derin..
2 Gün önce toz alırken bir kez daha dolap gazisi oldum
Bu sabah da mikro dalgaya girdim
Bu defa iz elimde..
Düşünüyorum ama bulamıyorum.. Şimdi ben çok mu sakarım yoksa çok mu sabırsız, aceleciyim? Sizce hangisi?




Evlendik,Uzunköprü’ye taşındık..Evlenene kadar sakar olduğumu bilmezdim…İş başa düşünce anladım..İl vukuatım felakete dönüyordu.Balkondan örtü silkelerken örtünün içinde kalmış cam kase bahede oynayan komşunun kızının başında kırılıyordu,milim farkı ile atlattı..Bir ka ay sonra sol elimi fırından pizza çıkarırken yaktım,izi durur.Olaydan 2-3 hafta sonra aynı elimi aynı şekilde bir daha yaktım.Yetmedim bir ay sonra tereyağ keserken avucumun içini kestim,3 dikiş atıldı bir de tetanoz aşısı..
Gün içinde süreki aynı yerlere kafamı çarparım..Mutfak dolabına,dondurucu kapağına..Yer silerim Ayşin’e dikkat et derim,ben basar kayarım..Musluğu açık unuturum..Baver ne zaman evi yakacağımı merak eder durur..Allahtan her daim arkamı toplayan kocam var da sırtımı sağlam yere dayıyorum..Yoksa her an bir tüp patlaması,su baskını ya da acil servis durumu yaşayabilirim..
okudum kız valla okudumm:))))
bravo muke..